Soru Sormak İster Misin?

Ahiret inancı insanoğluna neler kazandırdı?

Ahmet Turan

Administrator
Yönetici
Administrator
Mesajlar
16,212
Beğeniler
7
Puanları
38
Konbuyu başlatan #1
Ahiret İnancının İnsana Kazandırdıkları konusu ile alakalı olarak sizlere bir araştırma yaptık ve bakın Ahiret inancı ile birlikte normal hayatımız da neler kazanmışız birlikte öğrenelim.

Ahiret inancı insanlara neler kazandırıyor

Ahiret inancı, İslam inanç esaslarından biridir. Kur’an’ın ifadesiyle zerre kadar hayır yapan mükâfatını, zerre kadar kötülük yapan da cezasını ahirette görecektir.
Dolayısıyla Müslüman, attığı her adımın hesabını iyi yapmak durumundadır. İnsanın korkuları, çaresizliği, yalnızlığı, günahları, pişmanlığı gibi hallerde ahiret inancı; insan için önemli bir sığınak ve ümit kaynağıdır. Dünya hayatının bir imtihan olduğu gerçeği, buna inanan kimseyi aşırılıklardan korur. İnsan, iyilik ve kötülük karşısında sabrı ve şükrü tercih ederek dünya ahiret dengesini gözetir.

Ahiret inancı, sayısız nimetle kuşatılan cennete gitme arzusu ile insanları iyiliklere yöneltir. Çeşitli azaplarla kuşatılan cehenneme gitme endişesi ise insanları, kötülüklerden sakındırır. Ahiret inancı, toplumda iyilik, mutluluk ve refahın artmasına; hırsızlık, zina, cinayet, içki ve kumar gibi olumsuzlukların da azalmasına vesile olur. Nitekim kul hakkının söz konusu olduğu davranışlar, kişinin hanesine günah olarak yazılacak ve ahirette hesabı sorulacaktır. İyilik yapanlar hakkında Yüce Allah şöyle buyurur:

“İnanan ve yararlı işler yapanlar için hoş bir hayat ve güzel bir gelecek vardır” ve onlar, “... altından ırmaklar akan cennetlere konulacak, orada ebedî olarak kalacak - bk. Zilzâl suresi, 7-8. ayetler. 5 Ra’d suresi, 29. ayet.

İmanlı ve güzel amel sahibi müminlerin kavuşacağı nimetler hakkında, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “Yaptıklarına karşılık kendileri için saklanan müjdeyi hiç kimse bilemez.” Toplumun düzeni; dinin, neslin, canın, aklın ve malın korunması ile mümkündür. Bu temel esaslar gözetilmezse, toplum düzeni derinden sarsılır. İnsanlar arasında huzursuzluk başlar, toplumda düzensizlik ve dengesizlik hâkim olur. İnsan hayatı, bütün yapılanların sorgulanacağı yer olan ahiretin varlığıyla anlam kazanır. Ahiret, ölümün bir son olmadığını aksine daha güzel ve ebedî bir hayatın başlangıcı için bir geçiş olduğunu insana hatırlatır.
Ahiret inancına sahip bir Müslümanın hayatı, düzen ve disiplin içinde olur. Sorumluluk duygusu artar. Bu durumda bencillik, aşırı hırs ve dünyaya bağlılık yerini sakin, huzurlu ve güvenli bir hayata bırakır. Yüce Allah bir ayette şöyle buyurmaktadır: “Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükâfatını verdi. Allah güzel davrananları sever.” İslam dininin hedefi, insanların dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamaktır. Yaptıklarının karşılığını göreceğini bilen bir insan, Allah Teala’dan hakkıyla korkar. İyilikler yapar, kötülüklerden uzaklaşır. Adaletli davranmaya özen gösterir. Kendisi için istediği ve sevdiği şeyleri başkası için de ister ve sever. Kendisi için kötü gördüğü şeyleri başkası için de kötü görür. Allah Teala’ya tevekkül eder. Büyüklerine saygılı, küçüklerine karşı merhametli
olur. Bu güzel davranışları yapan insan, yaptıklarının karşılığını ahirette göreceği inancı ile huzurlu olur.

Hayatı anlamlandırmada ahirete inanmanın önemli bir yeri vardır. Dünya hayatının bir sonu olduğu gerçeği ve ahiret inancı, insanı yaptıklarında bilinçli davranmaya sevk eder. İnsan; iyilik ve güzelliklerini arttırma gayreti içinde olurken kötü ve zararlı olanlara uzak durarak kendini korumaya çalışır. İnsanlara, hayvanlara ve tabiata şefkatle yaklaşarak her hak sahibine hakkını vermeye özen gösterir.
 
Sponsorlu Bağlantılar

Sponsor Bağlantılar

Benzer konular